• Ana Sayfa
  • Altın Çocuk
  • Kitaplar
  • Yazarlar
  • Haberler
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Hakkımızda
  • Bize Ulaşın
Altın Kitaplar | Hakan Yel son kitabı ''Sekiz Numaralı Vurucu'' ile Habertürk'de


Hakan Yel son kitabı ''Sekiz Numaralı Vurucu'' ile Habertürk'de

 

"Yazı yazdığım makineyi psikolog gibi görüyorum"

Politik gerilim türünde eserler veren Hakan Yel, son romanı "Sekiz Numaralı Vurucu"da terörü sonlandırmak için hayata geçirilen "üstün asker tasansf nı ve terörün ardındaki gizli güçleri hikâye etti. Romandaki hikâyeleri okuru ne kadar sarıp sarmalıyorsa, kendi kişisel hikâyesi de bir o kadar etkileyici. Arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi alan ancak hurda kâğıt işinden lunapark makinistliğine kadar yirmi ayrı işkolunda çalışan Hakan Yelile hem kendi hikâyesini, hem romanlardaki hikâyelerini hem de edebiyatı 
 

Nasıl bir çocukluktu sizinki? 

Annem ve babam Almanya'da işçiydi. Bana ve ablama bakamadılar. Beni anneannemle teyzemin yanına gönderdiler. 
Onlar da erkek çocuğa bakamadılar. Bir gün teyzem beni otobüse bindirdi. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Bir okula geldik. Eğildi beni öptü ve "Bundan sonra burada kalacaksın" dedi. Artık yatılı öğrenciydim. Hayat öyle başladı. 
O günden beri ben yalnızım. Annemi çok seviyorum ama beş yaşından beri onunla 365 gün geçirmedim. Yatılıda ilk gece mezara kadar unutulmaz. 
Yatakhanedeki 50 - 60 çocuğun hepsi ağlıyor. 

 Hayat sonrasında da zor geçti sanıyorum. 20 farklı işkolunda, 27 ayrı işyerinde çalışmışsınız. Sizin için en ilginç olan hangisiydi? 

İlkokulda çalışmaya başladım. 
Pazarda su, havlu ve tavuk sattım. En ilginci hurda kâğıt işiydi. Ona çok az dayanabildim. Çöpten toplanan kâğıtlar bir merkezde toplanır. 
Kâğıtlar beyaz ve renkli olarak ayrılır. Preste balya haline getirilip sıkıştırılır. Üzerine su sıkılıp SEKA'ya gönderilir. 
Çok pis bir işti. Paketlenen kâğıtlara su sıkıyordum. 
Kâğıtlara sıkılan su, balyanın ağır çekmesini sağlar. Bu, kâğıtlar SEKA'ya verilirken tartıldığmda ağır çekmesi için bir hiledir. 
Lunaparkta çalışmak da ilginçti. Dolmabahçe'deki lunaparkta önce bilet toplayarak başladım işe. Sonra makinist oldum. Üniversite imtihanına da makinistken hazırlandım. Kiralık araç şoförlüğü yapıp koltuk döşeme atölyesinde çalıştım. Profesyonel işim garsonlukla başladı. 

Yazarlık serüveni nasıl başladı?

Yazarlıkla ilgili hiçbir düşüncem yoktu. Hayatı geldiği gibi karşılamaya çalışıyorum. Otomobil paspası satan bir firmada satış müdürüydüm. 
Gazetede "Türkçe'yi güzel konuşmak" diye bir ilan gözüme çarptı. O kursa yazıldım. Kursta bir hoca benimle fazlasıyla ilgilenmeye başladı. Sonra öğrendim ki o hoca Selim îleri'dir. 
Selim İleri bir gün kahve içerken bana "Neden yazmıyorsun? Bence yazmalısın. Sende bu yetenek var ve keşfeden ben olmak istiyorum. Üstelik senin içinde çok kötü bir enerji var. Bu enerjiyi dışarıya doğru kanalla çıkarmalısın" demişti. Bu konuşmadan altı sene sonra ilk kitabım "Sultana Dokunmak" çıktı. Bu kitap Mısır, Bulgaristan ve Romanya'da yayımlandı. Selim Bey'i hep minnetle andım. O benim için hayatın sesi gibiydi. 

'YAZARKEN KEMİKLERİM AĞRIYOR"

Tüm bu zorluklar bir şekilde yazın hayatınızı beslemiş olmalı. 
Olayları içselleştirebiliyorsunuz. 
Tecavüze uğrayan bir kadının ne hissedebileceğini, normal insanlar 
 Yazmak toksin atmak gibi olmalı... 
Tabii ki. Yazmasaydım ya deli, ya aşırı mutsuz bir adam ya da bir suçlu olurdum. 
Hayat şartlarının sürüklediği noktada kendi oto-kontrolümü yükseltip, oturduğum masa ve sandalyeyi, yazı yazdığım makineyi, gittiğim bir psikolog olarak görüyorum. Nasıl ki psikolog sizi rahatlatıyorsa veya ibadet etmek birilerini nasıl rahatlatıyorsa beni de yazmak rahatlatıyor ya da normale yakın tutuyor. 
 Bu arada yazmadan önce film platosu arar gibi plato arıyorsunuz. 
Evet. Okuyanın hissetmesi için gerçeğe çok yakın olması gerekiyor. Ben bir hayal görüyorum ve o hayali, akşam gördüğüm rüyayı anlatıyorum. Bunu kocaman dantelden örülmüş bir halı gibi düşünün. Bir yerinde bir iplik sarktığı zaman dikkati dağıtacağını biliyorum. Erzurum'la ilgili bir roman yazıyorsam gitmek zorundayım. 

Haberin Devamı İçin Tıklayın


 

Kaynak: www.MedyaTava.com



  Kitaplar  ·  Yazarlar  ·  Hakkımızda  ·  Haberler  ·  İletişim Altın Kitaplar © 2012
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player