Altın Çocuk
Ayın Altın Kitabı
En Çok Satanlar
Yeni Çıkanlar
Yayına Hazırlananlar
Kitaplar
Yazarlar
Altın Haberler
Röportajlar
Yayinevi'nden
Ayın Sorusu
Anket
Üye Olun Şifremi Unuttum
Üye Olun Şifremi Unuttum Şifremi Unuttum
 
 
Ana Sayfa Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle Yazdır Arkadaşıma Gönder
 
MELEKLER VE ŞEYTANLAR  
Kitap Adı : MELEKLER VE ŞEYTANLAR
Orjinal Adı : Angels and Demons
Yazarı : DAN BROWN
Türü : ROMAN
Çevirmen : Petek Demir
 
Kitap Hakkında Yorumlar
 
İsviçre’deki Nükleer Araştırma Merkezi’nin (CERN) başarılı fizikçilerinden Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Vetra’nın tek gözü oyulmuş ve göğsü “Illuminati” sembolüyle dağlanmıştır. Ancak CERN’in tek kaybı Vetra değildir. Ünlü fizikçinin son derece tehlikeli buluşu “Karşı madde”de çalınmıştır.
Cinayeti büyük bir özenle gizleyen CERN’in direktörü, Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon’u İsviçre’ye çağırır. Langdon efsanevi gizli örgüt Illuminati’nin böyle bir cinayete karışmış olduğunu öğrenince çok şaşırır. Galileo zamanından beri Katolik Kilisesi’nin bağnaz inançlarını lanetleyerek bilimin yararlarını yücelten Illuminati’nin böyle bir cinayeti işlemiş olması imkansızdır. Üstelik Illuminati, yüz yıllardır faaliyet göstermemektedir.

Dr. Vetra’nın kızı Vittoria korkunç gerçekle birlikte, vakumlu bir kutunun içinde saklanan ölümcül dozdaki karşı maddenin de çalışmış olduğunu gördüğünde şok geçirir. Karşı madde, pilleri altı saat içinde şarz edilmezse patlayacaktır. Yeni papa seçimi başlamak üzereyken İsviçreli muhafızlar karşı madde kutusunun Vatikan Kenti’nde yerin altına gizlendiğini öğrenirler. Bu arada kente de işler oldukça karışmış durumdadır. Dört papa adayı esrarengiz bir şekilde kaybolmuştur. Bu büyük olay Vittoria ve Langdon’un da Vatikan’a girmelerini engeller. Ancak Vittoria ve Langdon en üst düzey yetkiliye ulaşmayı başarırlar. Karşı madde için yapılan toplantı esnasında kardinalleri rehin alan terörist telefon eder ve Illuminati’nin buluşma yerlerini gösteren gizemli işaretlerden söz eder.

Vittoria ve Langdon, Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda soluk soluğa, Illuminati’nin 400 yıllık izini sürerek cinayetleri önlemeye çalışacaklardır.

Tarihte Illuminati
Harvard Üniversitesi Kütüphane Kataloğu’nun 1790’lı kayıtlarına bakıldığında ülkede Illuminati paniği estiği görülür; yüzlerce yayınlanmış eserde adı geçen birçok grubun
-Masonlar, İtalyan Carborari, İspanyol Alumbrados ve kökleri antik Ortadoğu’daki Haşhaşinlere dek uzanan- global bir komplo içinde oldukları iddia edilmektedir.

İlk Illuminati, ‘Mükemmeliyetçilik Örgütü” adını taşıyordu. Adam Weishaupt’un 1 Mayıs 1776’da Bavyera’da, Baron von Knigge ve diğerlerinin yardımıyla kurduğu dernek pek uzun ömürlü olmamış, 1784 yılında dağıtılmış ve yüzyılın sonunda tamamen ortadan kalkmıştı.

Illuminati bir Mason derneği değildi ve herhangi bir yetkili Mason tarafından da kurulmamıştı. Fakat dernek üyeleri Mason söylemlerini ve ritüellerini benimsemişlerdi. Bir süre sonra Hür Masonlar Derneği’nden bir grup önemli kişi Illuminati örgütüne katıldı.

Hür Masonlar, Illuminati’nin doğru yoldan saptığı konusunda çeşitli kaynaklardan ihbarlar almışlar, ayrıca Hür Masonlara düşman olanlar da Illuminati ile Hür Masonlar’ın aynı örgüt olduğunu söyleyerek ortaya atılan suçlamaları desteklemişlerdir.

Esinlenmiş zihin
Ingolstadt Üniversitesi’nde Kilise Yasaları Profesörü olan Adam Weishaupt, ahlak ve erdemin yaygınlaşmasını sağlayacak, kötülüklerin ilerlemesine karşı koyacak ve felsefi tartışmalar yapacak bir konseyin yardımıyla yeni bir düzen kurma fikrine inanmıştı. Bu düşünceler kapsamında oluşan “Mükemmeliyetçilik Düzeni” adı kısa bir süre sonra “Esinlenmiş Zihin” anlamına gelen “Illuminati”ye dönüştürüldü.

Weishaupt’un alçakgönüllü ve hoş görülü olduğu söylenemez; hırsı her zaman sağduyusuna üstün gelmiştir. İdealleri, kaba bir dünyaya göre fazla rafinedir. Kendi fikirlerini geniş kitlelere kabul ettirebilmek için Hür Masonların desteğine ihtiyaç duymuştur. Illuminizme fazla yardımları dokunmadığı halde Hür Masonların da bu örgüte dahil olduğuna inanılır.
Kendi çıkarları için her türlü yola başvuran Weishaupt, bu niteliğiyle ilerleme olanakları bulmayı başarmıştır.

Adam Weishaupt, eski bir Cizvit olmasına rağmen 1777’de Hür Masonlar locasına kabul edildi. Kabul edildiği locanın “İhtiyat locası” olması da oldukça ironiktir. Weishaupt’un, Baron von Knigge ile nasıl tanıştığı bilinmiyor. Baron, Kuzey Almanya asillerinden biridir. 1773’de üyeliğe kabul edilmeden önce Hür Masonlara fazla ilgi göstermez. Fakat o günlerde Almanya’daki asillerin fazlasıyla hileli yollardan Masonlarla ilişkileri olduğu bilinmektedir.

Weishaupt’un, Illuminizm’in yayılması için 1780’de Marki de Costanzo’yu görevlendirip kuzeye göndermesi, Knigge’in bu örgüte ilgi duyduğunu göstermektedir. Plan kendisine açıklanınca Knigge de büyük bir heyecana kapılır; 1781’de Bavyera’ya davet edildikten sonra Weishaupt’un tüm doktrinlerini kabul etmiştir. Knigge, sadece tüm dereceleri başarıyla aşmakla kalmamış Almanya’da adı duyulmuş bir Mason olan John J.C. Bode’un yardımcılığına yaverini getirmiştir. Önceleri çok popüler olan bu düzen söylendiğine göre Almanya’daki birçok iyi ve kötü adamın ilgisini çekmiştir. İki binden fazla üyesi olan örgüt Fransa, Belçika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Polonya, Macaristan ve İtalya’ya yayılır. Aşırı dindar ve aydın olan Knigge’nin Hıristiyanlığa karşı olan hiçbir düzenle uzaktan yakından ilgisi olamaz. Fakat Cizvitlerin, Baruel ve Robinson’un, Illuminati’nin gizli ajanları olduğuna dair suçlayıcı saldırıları büyük etki yaratmıştır.

Illuminati çok gizli bir örgüttür. Hatta üyeler isimlerini bile değiştirmişlerdir. Herkesin bir kod adı vardır. Örneğin Weishaupt; Spartakus, Knigge; Philo kod adıyla anılmaktadır. Merkezleri olan Ingolstade Elentis, Avusturya, Mısır vs. ve tarihler kısa kriptolarla verilmiştir.

Üç ana sınıfa ayrılan seromonilerde kendi içlerinde şu derecelere ayrılıyorlardı:

I.
1.Ana okulu
2.Çömezlik
3.Minevral
4.Küçük Illuminatus
5.Yargıçlar

II.
Sembolik Hür Masonlar

1.Çıraklık
2.Zanaatkarlık
3.Üstat
4.(a) İskoç Major Illuminatus (b) İskoç Illuminastus yöneticileri

III.
Gizem
1.Lesser (a) Presbiter –Papaz ya da Epopt- (b) Prens ya da Naip; Büyük Üstad, Rex ya da kral

(Bu derecelerin bazıları hiç tamamlanamamıştır)


Bir süre sonra iç ve dış düzensizlik Illuminati’yi kuşatmış, Weishaupt, Knigge’nin ritüel çalışmalarında bazı hatalar bulmuş ve bunları vakit kaybetmeden değiştirmesini istemiştir.

Bunun üzerine Knigge 1784 yılında örgütten istifa eder. İlk kurulduğu günden beri örgüte karşı olan Cizvitlere zamanla tüm papazlar da katılmış ve örgütün aktif düşmaları haline dönüşmüşlerdir. Illuminati karşıtları öylesine büyük yaygara koparırlar ki Bavyera Prensi
22 Haziran 1784’de yürürlüğe koyduğu bir tebliğ ile eylemcileri baskı altına alır; Illuminati üyelerinin birçoğu tutuklanır. Weishaupt dahil birçoğu da ülkeden kaçmak zorunda kalır.

18. yüzyılın sonunda Illuminati tamamiyle ortadan kalkar.


Weishaupt ve Knigge’nin kurduğu Illuminizm, onların talimatları doğrultusunda gelişmişti. Bu iki adamı tanımak örgüt hakkında birtakım bilgiler verecektir.
Bavyera’da yasaklandığı halde hala güçlü olan Cizvitlere ve Roma Katolik Kilisesi’ne karşı çıkmada tarafsız kalabilselerdi, bu iki adam, belki iyi birşeyler yapabilirlerdi.
Dahası Weishaupt, Knigge’nin yerleştirmek istediği bazı ritüellere karşı çıkmıştır. Illuminizm konusundaki yayınlardan ve Mason yazarlarının yıpratıcı yorumlarından, bu düzenin ya da hareketin uzun zaman sürdüğü anlaşılmaktadır.

Adam Weishaupt
Illuminati’nin Bavyera’daki kurucusu olan Weishaupt, 1748’de Inglstadt’a doğmuş ve 1811’de ölmüştür. Hukuk eğitimi almış ve 1772’de Inglstadt Üniversitesi’nin profesörleri arasına girmeyi başarmıştır.

Cizvitler tarafından eğitildiği halde onlaran nefret eden Weishaupt kiliseyle sürekli bir çatışma içinde yaşamıştır. Bunun nedenlerinden biri o zamana dek din adamları tarafından yönetilen Kilise Yasaları koltuğunda oturmasıdır.

Talebelerine din ve felsefe konusunda liberal fikirler verir; aydın kişilere yakın ilişkiler kurar ve onların sayesinde ahlaki ve felsefi değerlerin yaygınlaşması fikrini ortaya atar; bu düşüncesi “Illuminati” olarak vücud bulur. Örgütün ilk başlarda Hür Masonlarla hiçbir bağı yoktur. Weishaupt’un 1777’de Münih’teki İhtiyatlı Theodore locasına kabul edilmesi, kurduğu Illuminati örgütünün ilkelerini, Hür Masonlar ilkeleriyle birleştirmesi sağlar.

Bir süre sonra Kuzey Almanyalı becerikli ve dürüst bir adam olan Baron von Knigge ile yakın bir dostluk kurar.

Weishaupt “Mükemmeliyetçi Örgütün” 1784’te yol açtığı olaylar yüzünden makamından azledilir ve ülkede yaşaması yasaklanır.

Gotha’ya kaçan Weishaupt küçük kentin yöneticisi Dük Ernest’e sığınır ve 1811 yılında ölene dek burada yaşar. Gotha’da Illuminizm hakkında çeşitli kitaplar yazmıştır.

Tarafsız yazarlar Weishaupt’un güçlü ahlak değerlerine sahip derin bir düşünür olduğuna ve yakın arkadaşı Knigge’nin de onun entelektüel gücünden saygıyla söz etmesine dikkat çekerek hakkında övücü sözler söylemektedirler.

Weishaupt’un çok etkili iki gücün kurbanı olduğu da görülmektedir. Birincisi Roma Kilisesi’ne ve Bavyera hükümetine karşı güttüğü kin ve nefret, ikincisi ise Illuminizm gibi devrimci ve yarı gizli bir hareketi yanlış değerlendirip beceriksizce atılım yapmasıdır. Karşı olduğu halde, Cizvitlerin casusluk ve karşı casusluk sistemini benimseyerek fikirlerini yaymak istemiştir. Örgütte, tüm adayların takma isimleri olması bazılarının kuşkularını kabartmıştır. Eğer maksat felsefi ve ahlaki ise ya da aklın geliştirilmesi veya ruhun kurtarılması ise gizliliğe gerek yoktur. Ayrıca Weishaupt, Masonların görüş açısı olan kardeşlik kavramını kendi ilkeleri doğrultusunda kullanmamıştır.

Baron von Knigge
Alman Hür Mason üyesi, ayrıca Bavyera Illuminati Derneği kurucularındandır. 1752 yılında Hanover yakınlarında doğmuş ve 1796’da Bremen’de ölmüştür. 1772 yılında Cassel’deki Bilimsel İnceleme Locasına kabul edilene dek Mason topluluğuna ilgi duymamış fakat daha sonra bu konuda kitap yazan en ateşli Alman yazarlarından biri olmuştur. “On The Jesuits, Freemarsons and Rosiceuciaus”, “Essay on Freemosonary”, “Coutribution Towards The Latest History of The Order of Freemasons”, “Philo’s final Declaration” gibi eserleri vardır. Masonluk dışı eserler de kaleme almıştır. Mesleğinin sonlarına doğru Illuminati ile üzücü deneyimleri ve İnceleme Locasına karşı düşkırıklığı nedeniyle zamanın çoğunu gizli dernekleri ve Hür Masonluğu yermeye adamıştır.

Galileo’nun orta parmağı
Galileo’nun orta parmağı 1737’de bilimadamı Anton Gori ve “Galileo Kültü” tarafından sağ elinden kopuk olarak gösterilmiştir. Birçok tarihçi, fanatik bilimadamlarının, Vatikan’ın bu büyük gökbilimciye karşı işlediği suçların öcünü Katolik Kilisesi’nden çıkarmaya yemin ettiklerine inanıyor. Kilise bu adamların fiilen peşine düşmüş, birkaçını yakalamıştı. Birçoğunun da Illuminati adlı kardeşlik örgütüne sığınıp, gizlendiklerine inanılıyor.

Melekler ve Şeytanlar’da karşılaşacaklarınız:

New York – Tokyo bir saat
Amerika Birleşik Devleti’nin geliştirdiği 15 Mach (10.000 mhp’den fazla) hızındaki X-33 uzay uçağı, aşağı yukarı 100 mil yüksekte uçuyor; X-33 artık gizlenmese de X-34’ün özellikleri hala gizlidir.
Havacılık uzmanları sivil yolcuların 2006 yılında bu tür uçaklarla yolculuk yapabileceklerini söylüyorlar.

Komploları gören göz
Amerika Birleşik Devletleri’nde 1 doların arkasındaki mührün kökeni hakkında birçok yazı yazıldı: Neden piramit? Neden Anti Amerikan sembol? “Yeni laik düzene” neden Latin referansı (Tanrı’ya inanıyoruz, sözüne tam bir kontrast) ve ürkütücü akışkan gözbebeği nedir?

Birçok tarihçi Büyük Mühür’ün tasarımında Illuminati’nin görünmez eli olduğunu iddia ediyor. Masonların Amerikan politikasında çok etkin olduğu sıralarda (Başkan Yardımcısı Henry Wallace yüksek düzeyde bir masondu) Illuminati, Mason Kardeşlik örgütüne sızmıştı. Tarihçilere göre Illuminati yoğun baskılarla sembollerini Amerikan dolarının üstüne bastırtmayı başardı.

Piramitin tepesindeki her şeyi ‘Gören göz’ çok iyi bilinen Illuminati sembolüdür. Buna ayırca ışık saçan Delta da denmektedir. Göz, Illuminati’nin hükümet ve toplum içine sızarak hiçbir şeyi gözden kaçırmadığını işaret etmektedir. (Illuminati’nin en büyük amacı değişim sayesinde laik yeni dünya düzeni kurmaktır). Üçgenden yansıyan parlak ışıklar aydınlanmanın -aklı dinin tehlikeli mitinden kurtarmak- ve aydınlatmanın simgesidir.

Ambigram
Ambigram bir kelimenin ya da kelimelerin yazdıldığında sağdan sola, yukarıdan aşağıya
-180 derece döndürüldüğünde- aynı şekilde okunmasıdır. Çok eski bir yazı sanatı şekli olan Ambigram “Melekler ve Şeytanlar”daki gizemde büyük rol oynamaktadır.

Karşı madde
Karşı madde insanlığın bildiği en akışkan maddedir ve bir damlası on kiloton bombanın (Hiroşima’ya atılan atom bombası) patlayıcı gücünü içermektedir.

Karşı madde fazlasıyla akışkan olduğundan herhangi bir şeyle temas edince (hatta havayla bile) parlama -patlama- özelliğine sahip; her şeye rağmen karşı madde İsviçre’de CERN laboratuvarlarında üretiliyor. Burada karşı madde zerrecikleri 27 mil uzunluğunda dairesel bir tünelde hızla dönüyor. Öylesine hızla dönüyor ki devasa dairenin içinde bir turu, saniyenin 11.000 birinde tamamlıyor.

Karşı madde CERN’in Zerrecik Fizik Laboratuvarında üretilmişti
Karşı madde düzenli bir şekilde CERN laboratuvarlarında üretilmektedir -bir saniyede 10 milyon zerrecikten fazla-; The World-wide Web (Dünya ağı, Internet) CERN’de icat edilmiştir; Eyfel Kulesi’nden daha ağır olan dünyanın en büyük mıknatısı yine CERN’de bulunmaktadır.

CERN’in en büyük hızlandırıcısı 27 kilometre civarındadır ve zerrecikler ışık hızından saniyede 11.000 kez daha hızlı dönmektedir.

Reuters Ajansı’nın 1996 yılında verdiği habere göre Avrupalı bilimadamları 4 Ocak 1996’da saat 19.04’te Cenevre’de dünyadaki ilk karşı maddeyi yaratmayı başarmışlardır.

Avrupalı bilimadamları dünyada ilk kez karşı maddenin gerçekleşmesine yarayacak bilimkurgu dünyasına bir adım daha yaklaşmışlar ama karşı maddenin ömrü pek uzun olmamıştır. CERN’deki Zerrecik Fizik Laboratuvarı bir süreden beri süre gelen deneylerden sonra dokuz adet karşı hidrojen atomu yarattıklarını ama bu zerreciklerin saniyenin 40 milyarda biri kadar varlıklarını sürdürdükten sonra sıradan bir madde tarafından yok edildiklerini açıklamıştır.

CERN’in basın sözcüsü Neil Calder, Amerika’da televizyon dizisinde bir kült olan “Uzay Yolu”ndaki USS Enterprise uzay gemisinin de karşı madde gücüyle hareket ettiğine dikkat çekerek “Biz henüz o aşamada değiliz, ama büyük bir adım attık,” demektedir.

Fizikçiler 60 yıldan fazla bir zamandır karşı maddenin varlığını biliyorlar ya da var olduğundan kuşkulanıyorlardı. İlk karşı madde zerrecikleri 1950 yılında laboratuvarlarda üretilmiştir ama bu zerrecikleri birleştirip gerçek karşı madde atomunu oluşturulamamıştır.

İsviçre sınırında Cenevre’den Fransa’ya dek uzanan geniş bir sahaya yayılan CERN kuruluşunda, karşı madde deneyleri Nuremberg Üniveristesi’nden Alman Profesör Walter Oelert başlanlığında İtalya Cenova Üniversitesi bilimadamları tarafından yürütülmektedir.

Hidrojen gazı proton ve bir elektrondan oluşan basit bir atoma sahip olduğundan bilimadamları antiproton ile antielektoronu ya da positronu birleştirerek anti hidrojen yaratmaya çalışmaktadırlar.
Ekip önce yer altında dairesel atom parçalayıcı içinde saniyenin üç milyarda biri üzerindeki hızla ksenon gazı içinden hızla geçen atomları zerreciklere bölmektedir.

Kısa süre önce CERN’den alınan haberlere göre ksenon atomunun içinden geçen antiprotonun enerjisinin küçük bir kesimini elektrona ve positrona çevirdiği gözlemlenmişti.

Üç haftalık bir süre içinde antiprotonlar ve ksenon atomları arasındaki çarpışmadan sonra dokuz antihidrojen atomu üretildi ve her biri ışık hızıyla 1 metre kadar ilerleyip saniyenin 40 milyarda biri süresinde varlıklarını sürdürüp sıradan bir madde tarafından yok edildi ya da infilak etti.
Bilimadamları bu anti atomların varlığını patlama sırasında salgıladıkları enerjiden fark ettiler.

Bilimkurgu yazarları uzun zamandan beri madde ve karşı madde çarpışmasından meydana gelecek enerjinin geleceğin kaynağını oluşturacağını düşünüyorlar.
Calder, CERN’in Oerlert’in bulgularının diğer bilimadamları tarafından defalarca sınanıp kabul edildikten sonra saygın fizik dergilerinde yayınlanacağını söylemektedir.
CERN’in uzmanları gelecekteki adımın karşı maddeyi saniyeler, dakikalar hatta haftalarca saklama tekniğini geliştirmek olacağını belirtmektedirler. Ancak o zaman anti hidrojen atomlarını sıradan hidrojen atomlarıyla mukayese edebilecekler.
Çünkü karşımadde teknolojisi büyük bir hızla değişmektedir.


 
 
YORUMLAR (Toplam 62 yorum)
 
nurcan cengiz (02.06.2010 15:30:03)
  çok güzel bir kitap , çok fazla etkilendim içinde kaybolup gittim harika olmuş bu kitabı.
 
Abdürrezzak EFE (28.12.2009 21:12:17)
  sanırım defalarca okusamda sıkılmam inanılmaz bir kitap herfkes okusun br
 
Batuhan Demirtaş (18.09.2009 15:41:34)
  Dan Brown müthiş bir yazar.Ona bayılıyorum.Melekler ve Şeytanlar mükemmeldi.Söyleyecek söz bulamıyorum.Şu an -Kayıp Sembol'ü saymazsak- 4 kitabı var.Hepsi -Dijital Kale,İhanet Noktası,Melekler ve Şeytanlar ve Da Vinci Şifresi- müthiş.Ellerine sağlık Dan BROWN!...........
 
Tüm Yorumlar
Siz de yorumunuzu yazın !
 
 
Creon Media