KALEMKÂR
KALEMKÂR
  • Ciltsiz
    14,00 TL Etiket Fiyatı
    %25 İndirim
    10,50 TL

  50 TL ve üzeri alışverişlerde KARGO BEDAVA!

Barkod: 9786059848091   Sayfa Sayısı: 176
Okuyucu Puanı 5.0
  • Kütüphaneme Ekle
  • Yorum Yap
  • Arkadaşına Öner

"Birbirimize ulaşana dek kitapları her şeyden çok sevmiştik..."

Selahattin Nehir, kitap sevgilerinin tanıştırdığı iki okurun aşk hikâyesini merkeze alarak; acımasız bellek, seçimlerimiz, bitirememeye mahkûm insan, yeni dijital dünyada yakınlık ve uzaklık, kelimeler, renkler ve tutkuların gücü üzerine yazılmış etkileyici bir metin sunuyor bizlere. 

"Dünya renklerden ibaret,” yazıyordum ona. “Dünya kelimelerden ibaret,” yazıyordu bana... 

Tıpkı anlattığı aşk hikâyesi gibi çoksesli ve çok renkli bir roman Kalemkâr. Öpücük renkli atkı, deniz dalgalarından doğan atlar, leylak rengi hüzünlü gözler, kitap kapağı şeklinde pastalar ikram edilen Kitap Kafe, taçlarından kelebekler doğan kadınlar, Boğaz'ın suları altında ilerleyen dev dervişler, Bizans surlarındaki kafataslarının gözlerinde parıldayan kandiller, sır satan bilgeler gibi imgelerle rengârenk kozalar bırakıyor zihnimize; altını çizdiğimiz cümleleri yeniden okuma isteği uyandırıyor. 

Kalemkâr, hiç kuşkusuz, kitap sevgisi üzerine yazılmış en etkileyici güzellemelerden biri aynı zamanda: 

"Tek tesellim elimi bırakan bir kadının ellerinde kitaplar olduğunu bilmek. Hiçbir şeye kitaplara güvendiğim kadar güvenemem ben..."

İstanbul’da doğdum (19 Haziran 1972). Durmadan taşınıp durduk, iki farklı ilkokulda okudum. Tarabya’nın o yıllarda yemyeşil olan tepelerinden birinde konumlanmış bir kolejde ortaokul ve liseyi bitirdim. Defalarca İstanbul ve Türkiye şampiyonlukları yaşayan bir sporcu (hentbol) oldum. Çocukluğumun yaz mevsimlerini Anadolu’nun yüksek rakımlı dağ köylerinde, meşe ormanları ve ırmaklar arasında kurulmuş çiftliklerde, ovalarındaki kayısı bahçelerinde, farklı etnik ve dini kökenlerden insanlarla, elektriksiz doğayla, gaz lambası altında bana anlatılan Doğu masallarıyla, çok kalabalık bir ailenin müthiş sevgisiyle geçirdim...

Bana melek gibi davranan büyük büyükanne ve dedelerle, sert dağ insanlarıyla, komik ve eğlenceli ovalılarla tanıştım. Fırat’a akan sularda yüzdüm, yanı başındaki ağaçların dallarına yılanların sarıldığı kıpırtısız ve berrak dağ göllerine daldım... İlk gençlik yaz mevsimlerimi ise o zamanlar akvaryum gibi olan Marmara Deniz’i kıyısındaki Cambaztepe’de yan yana dizilmiş sitelere sığınmış ve mutluluktan gitgide güzelleştiğine inandığım çokkültürlü insanlarla geçirdim...

Kayısı kokulu çocuklarla dost oldum; dudakları hanımeli kokan kızlar öptüm; aileyi, hoşgörüyü, ülkemin farklılıklarının hazinesini, doğayı, zenginliği, fakirliği, hayal kırıklıklarını, umudu, insanı ve hayatı öğrenmeye, anlamaya çabaladım; çocuk ve gençtim, bilmiyordum o zamanlar, meğer romanlarımı biriktiriyormuşum... İngilizce ekonomi eğitimi aldığım üniversiteyi ve derslerini (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat) hiç sevemedim. Kendimi her fırsatta Beyazıt sahhaflarının kitap kokan odalarına attım. 1996’da mezun oldum.

Diplomamı İstanbul Üniversitesi verdi ama sahhaflardan da bir belge almalıydım. Gençtim, çok meraklıydım, gezebildiğim kadar ülkemi ve dünyayı gezdim; okuyabildiğim kadar okudum; öğrenebildiğim kadar öğrendim; farkına varabildiğim kadar “uyandım”. Kurumsal bankacılık ve marka yöneticiliği gibi meslekleri denedim, rutin düzende çalışmayı ve parayı hiç sevemedim.

Bu kitaba yorum yapabilmek için lütfen giriş yapın.
Giriş Yap
Taksitli alışveriş için sipariş tutarınız 30 TL ve üzerinde olmalıdır.

Yazarın Diğer Kitapları

Sizin İçin Önerdiklerimiz

Arkadaşına Gönder